Rabbim, cümlemizi birlik ve beraberlikten ayırmasın. Her zaman güçlü ve inançlı eylesin. Amin.
Rabbim, cümlemizi birlik ve beraberlikten ayırmasın. Her zaman güçlü ve inançlı eylesin. Amin.
Rasûlullah (sav) Efendimiz, ashâbına da hep âhireti hatırlatır ve oraya hazırlanmalarını tavsiye ederdi. Vahiy kâtiplerinden olan Hanzala (ra) şöyle anlatır:
Bir gün Hz. Ebû Bekir (ra) beni (ağlarken) gördü ve:
“-Neyin var ey Hanzala?” diye sordu. Ben de büyük bir teessür ve endişe içinde:
“-Hanzala münâfık oldu!” dedim.
“-Sübhânallah! Sen ne söylüyorsun!?” deyince:
“-Biz, Rasûlullah (sav)’in yanında iken öyle bir hâle geliyoruz ki, bize Cennet ve Cehennem’i hatırlatarak öğüt verdiğinde, âdeta Cenâb-ı Hakk’ı, Cennet ve Cehennem’i gözümüzle görüyormuş gibi oluyoruz. Rasûlullah (sav)’in huzûr-i âlîlerinden çıkıp çoluk-çocuğumuz ve dünyevî maîşetimizle meşgul olmaya dalınca, içinde bulunduğumuz hissiyâtın çoğunu kaybediyor, Efendimiz’in nasihatlerini unutuyoruz.” dedim.
Hz. Ebû Bekir (ra):
“-Vallâhi, buna benzer hâller bizde de oluyor.” dedi.
Bunun üzerine ikimiz kalkıp doğru Rasûlullah (sav) Efendimiz’in huzûruna vardık ve durumu kendisine arz ettik. Allah Rasûlü (sav) Efendimiz şöyle buyurdular:
“-Canım kudret elinde olan Allâh’a yemin ederim ki, siz benim yanımdaki ve zikir esnâsındaki hâlinizi devamlı muhâfaza edebilseydiniz; melekler, yataklarınızın üzerinde ve yollarda (yani gece gündüz) sizinle musâfaha eder, sizi tebrik ederlerdi. (Üç defa tekrarlayarak):
Ey Hanzala! Bâzen öyle, bâzen de böyle olur!” (Müslim, Tevbe, 12-13)
Bu rivâyetten anlaşıldığına göre mü’min, ashâb-ı kirâmın yaptığı gibi dâima Rabbini hatırlamak sûretiyle, elinden geldiği kadar kendini gafletten korumanın gayreti içinde olmalıdır. (Osman Nûri Topbaş, Altın Silsile, Erkam Yay.)

