İmam Râgıb şöyle der: İnsan dünyada ekin eken bir çiftçi durumundadır. Ameli ekini, dünyası ise ekin tarlasıdır. Ölüm vakti hasad ve harman zamanıdır. Âhiret ise harman yeridir. Elbette kişi ektiğini biçecek, hasad ve harman yaptığını ölçüp-tartıp kabına
İmam Râgıb şöyle der:
İnsan dünyada ekin eken bir çiftçi durumundadır. Ameli ekini, dünyası ise ekin tarlasıdır. Ölüm vakti hasad ve harman zamanıdır. Âhiret ise harman yeridir. Elbette kişi ektiğini biçecek, hasad ve harman yaptığını ölçüp-tartıp kabına koyacaktır.
Nasıl ki harman yerinde tartılar, ölçekler, emniyet birimleri, korucu kolluk görevlileri varsa aynı şekilde âhirette de vardır. Yine harmanda buğdayı samanından ayıracak şeyler varsa aynı şekilde âhirette de güzel amellerle çirkin ve günah işleri birbirinden ayıracak şeyler vardır. Kim âhireti için çalışırsa onun ölçeği ve terazisi bereketli kılınıp ebedî âhiret azığı olur. Kim de sadece dünyası için çalışırsa bütün gayret ve çalışmaları hüsran ve batıl olur.
İnsan dünyada ekin eken bir çiftçi durumundadır. Ameli ekini, dünyası ise ekin tarlasıdır. Ölüm vakti hasad ve harman zamanıdır. Âhiret ise harman yeridir. Elbette kişi ektiğini biçecek, hasad ve harman yaptığını ölçüp-tartıp kabına koyacaktır.
Nasıl ki harman yerinde tartılar, ölçekler, emniyet birimleri, korucu kolluk görevlileri varsa aynı şekilde âhirette de vardır. Yine harmanda buğdayı samanından ayıracak şeyler varsa aynı şekilde âhirette de güzel amellerle çirkin ve günah işleri birbirinden ayıracak şeyler vardır. Kim âhireti için çalışırsa onun ölçeği ve terazisi bereketli kılınıp ebedî âhiret azığı olur. Kim de sadece dünyası için çalışırsa bütün gayret ve çalışmaları hüsran ve batıl olur.
Demişlerdir ki: Süleyman (as)’a birini seçmesi için mal, mülk ve ilim arzettiler de Süleyman (as) ilmi seçti, malı mülkü istemedi.
Şâir ne güzel söyler:
Dünyayı istersen, sana sadece dünyadaki payını verirler,
Ukbâyî/âhireti istersen, sana her ikisini birden verirler.
(İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 18.Cilt,Erkam Yay.)
Şâir ne güzel söyler:
Dünyayı istersen, sana sadece dünyadaki payını verirler,
Ukbâyî/âhireti istersen, sana her ikisini birden verirler.
(İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 18.Cilt,Erkam Yay.)

