Ey Rabbimiz, bize dünyada da hasene ver, ahrette de hasene ver.

Hasan-ı Basrî: “Allâhu Teâlâ’nın, “Ey Rabbimiz, bize dünyada da hasene ver, ahrette de hasene ver.” (Bakara, 2019 âyet-i celîlesinde zikredilen dünyadaki haseneden murâd, ilim ve ibâdet, âhiretteki haseneden murâd da cennettir.” Buyurmuştur.

Hakîmlerden birine: “Neyi sermâye edinelim? diye sormuşlar. Cevabında: “Gemi battığı zaman sizinle kalabilecek sermâyeyi seçin.” demiştir. Geminin batması insanın ölümüyle tevîl edildiğine göre, kendisiyle kalacak sermâyesinin de, ilim olduğu anlaşılır.

Diğer bâzıları: “Hikmete uyan kimseye insanlar uyar ve onu öncü kabûl ederler. Hikmet sahipleri, dâimâ tazîm ve hürmet görür.” demişlerdir.

Hz. Ömer (ra): “Ey insanlar! İlim öğrenin, Allâhu Teâlâ hüsn-i niyetle okuyanlara yücelik hil’atî giydirir. Hatâları varsa, bu hil’ati geri almamak için, kendisine üç defa hitâp eder. Bu hatâlar ölünceye kadar devâm etse de yine böyle olur.” demiştir.

Ahnef: “Âlimler efendi olmaya lâyık kimselerdir. İlimsiz ululuğun sonu zillettir.” demiştir. (İmâm Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn,